Definition of "kesim" in Türkçe
ad
kesmek eylemi.
kesme vakti.
- Okullarda ders kesimine az kaldı
bölge, bölüm.
- Olaylar ülkenin öteki kesimlerine de yayılmıştı
belli bir bölüm.
- Halkın bir kesimi yoksul kalmıştı
parça, bölüm.
- Tarım kesiminde ücretler düşük
terzinin, belli bir ölçüye ve örneğe göre kumaşa biçim vermesi işi.
işaretlenmiş belli yer.
- Gemi, su kesimine değin yük almıştı
evre, çağ, bölüm.
- Yaşamın her kesiminde güçlükler çekti
bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olmak üzere kesilmesi işi.
biçim, boy bos, endam.
- Delikanlının kesimi ufaksa da yürekli olduğu belliydi