Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "keyif" in Türkçe

Etymology

Arapça

ad

  1. vücut sağlığı, esenlik.

    • Bu sabah keyfiniz nasıl?
  2. iç rahatlığı, canlılık, tasasızlık.

    • Keyfini bozacak bir şey yoktu
  3. eğlenerek hoşça vakit geçirme.

    • Parkta herkes keyfindeydi
  4. heves, istek, zevk.

    • Herkesin keyfine göre davranılmaz
  5. içki ya da uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum.

    • Adamın keyif durumunda olduğu belliydi
  6. yasalara, kurallara, yönteme aykırı istek.

    • Kimse keyfe hizmet etmez
  7. esrar.

  8. isterse yapmak.

  9. nasıl isterse öyle yapmak.

  10. hasta.

  11. neşesiz.

  12. hastalanmak.

  13. rahatı kaçmak, canı sıkılmak.

  14. işleri yolunda gitmek.

  15. neşesi yerinde olmak, hoşça vakit geçirmek.

  16. rahatını bozmamak.

  17. güzel vakit geçirmek, dilediği gibi yaşamak.

  18. (birinin) neşesini, rahatını kaçırmak.

  19. hastalanmak.

  20. çok zevk vermek.

  21. neşelendirmek.

  22. sarhoş etmek, esritmek.