Definition of "kollamak" in Türkçe
unknown
kayırmak, gözetmek, korumak, yardımcı olmak.
- Arkadaşını kollamak istemiş, becerememişti
olmasını, belirmesini, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek.
- Söylemek için uygun bir zaman kollamaktaydım
gözetlemek, gözlemek.
- Sürücü, sağı solu kollayıp, trafik polisini göremeyince yasak yere park etti
göz önünde bulundurmak, göz önüne almak.