Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "koltuk" in Türkçe

ad

  1. omuz başının altında, kolun gövdeyle birleştiği yer.

  2. sırtı ve kolları dayayacak yerleri olan, geniş ve rahat sandalye.

    • Eve iki koltuk, birkaç sandalye atıp yerleştiler
  3. yapıcılıkta, ana desteği sağlamlaştırmak için konulan yan destek.

  4. buğday ve mısır fidesinin yanlarında çıkan filiz.

  5. eski düğünlerde güvey ile gelinin, eve girerken, konuklar arasından kol kola geçmeleri biçimindeki töreni.

  6. yüksek yer, makam.

    • Halk, koltuğa düşkünleri bilir
  7. kayırma, destek.

    • O müdürün koltuğuyla burada tutuluyor
  8. koltuklama ya da koltuklanma.

    • Koltuğu sevenler çoktur
  9. kolun omuzla birleştiği yerin altındaki çukurluk.

  10. kayırma, kollama, destek.

  11. yardımcı olmak vb.

  12. desteklemek, arkalamak.

  13. bacağı sakat kimselerin yürürken koltuklarıyla dayandığı uzun değnek.

  14. birine başka kimselerce sağlanan yardım.