unknown
bir kimseyi ya da bir şeyi tehlikeden, güç bir durumdan ya da dış etkilerden uzak tutmak.
(güçlü bir kimse ya da bir kuruluş) güçsüz birini ya da bir şeyi her türlü tehlikeden, etkilerden esirgemek ya da onu her durumda desteklemek.
tehlikeye, saldırıya karşı savunmak.
tehlikeli, zararlı durumları önlemek.
öteden beri süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek.
bir şeyin eskimesini, yıpranmasını, bir zarara uğramasını önlemek için gereken özeni göstermek, onu esirgemek.
denk gelmek, karşılamak.