unknown
bir şeyi belli bir yere ya da herhangi bir yere yerleştirmek ya da bırakmak.
bir kimseyi bir işe yerleştirmek.
eklemek, katmak.
girmesine engel olmamak, içeri bırakmak.
uyulması gereken ilkeleri, kuralları saptamak.
(imza, tarih vb.) yazmak.
(bütçede) yer vermek, ayırmak.
(olumsuz biçimi) bırakmamak, vermemek.
(söz, davranış, olay vb. için) acı gelmek, dokunmak, derinden etkilemek, üzmek.
(tokat, yumruk vb.) vurmak.
(ayaktopunda) gol atmak.
(erkek) cinsel ilişkide bulunmak.