belli bir amaçla yararlanmak.
- Hafta sonlarında arabayı kendi kullanmak istiyor
bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak.
- İşte yardımcı kullanmak gerekiyordu
çalıştırmak, işletmek.
- Parasını ticarette kullanmak isterdi
(bir araç ya da aygıtı) çalıştırmak, işletmek, yönetmek.
- Artık bilgisayar kullanmak çok kolaylaştı
giymek, takmak.
- Her gün değişik bir kravat kullanmak isterdi
(içki, çay, kahve vb. gibi şeyleri) içme alışkanlığı olmak, içmek.
- Günde iki paket sigara kullanırdı
tutumlu davranmamak, harcamak.
(sözcük ya da söz için) yazmak ya da söylemek.
- Yazısında yeni sözcükler kullanmış. Ağır bir dil kullanmak sana yakışır mıydı?
amacına, çıkarına araç etmek.
- Çıkarını düşündüğünün, seni kullanmak istediğinin farkında değil misin?
etkin cinsel ilişkide bulunmak.
- Kadını birkaç ay kullanıp geneleve satmışlar