Farsçadan
ad
söz.
boş söz.
konu.
konuşma.
bu sözün hiçbir değeri yok, öyle şey olmaz anlamında hafifseme yollu kullanılır.
anlayışsız, aptal (kimse).
dik kafalı, inatçı (kimse).
durumu anlatmaya çalışmak.
laf anlamasını sağlamak.
bir yere oturup söyleşmek, çene çalmak.
birisine, uzaktan uzağa, dokunacak söz söyleyip işittirmek.
sözle sarkıntılık etmek.
durup dururken bir şeyin anımsanmasına yol açmak.
aslı olmayan bir haber yaymak.
üzerinde durmaya, anmaya değmez, çok kolay, önemsiz.
çok önemli, kolay değil.
başkalarının konuşmalarından kendisine zaman kalmamak, sıra gelmemek.
başkaları, daha yetkililer dururken kendisinin bir şeyler söylemesine gereklik bulunmamak.
(biriyle) çene çalmak, konuşmak, söyleşmek.
bir şeyi dedikodu konusu yapmak.
birine karşı söylenen olumsuz bir sözü ona iletmek, laf taşımak.
bir söze karşılık vermekte gecikmemek.
başka konuya geçmek.
söylenenin sakıncalı olduğunu görünce öyle demek istemediğini öne sürüp başka şey söylemek.
konuşurken sözünü sürdürmesini engellemek.
konuşmasını sürdürmesine olanak vermeyerek araya girmek, söze karışmak.