Arapça
ad
➽alan.
bulunulan yer ve çevresi, ortalık.
fırsat, olanak ya da vakit.
(Mevlevi tekkelerinde vb.) ayin yapılan yer.
(ortaoyununda) oyun yeri.
kendisinin daha üstün olduğu savıyla başkasını karşılaşmaya çağırmak.
çekinmediğini, korkmadığını açıkça bildirmek, göstermek.
(bir konu) herkesin bilgisine sunulmak, öne sürülmek.
(bir kimse) bir işi yapmak için kendini öne sürmek, ortaya çıkmak.
bulmak.
(bir konuyu) açıklığa kavuşturmak.
ortaya çıkmak, ortada kendini göstermek, görünmek.
(bir durum) belli olmak, belirmek, anlaşılmak.
yapıp ortaya çıkarmak, yapmak.
herkese göstermek.
evsiz barksız, açıkta koymak.
herkesin gözü önünde, ortada bırakmak.
savunduğu şeyden vazgeçmek.
yarışmadan çekilmek.