Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "mide" in Türkçe

Etymology

Arapça

Phonetics

–.

ad

  1. omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusuyla onikiparmakbağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği bölgesi, omurgasız hayvanlardaysa sindirim kanalının bu bölgeye benzer işlev gören yeri.

  2. (insanda) karın bölgesi, karın.

    • Midesine bir yumruk attım
  3. yemek yeme isteği.

    • Mide derdi herkesin başında
  4. mideyi etkileyip kusacak duruma getirmek.

  5. (bir iş, durum) kötü sonuca varacağı kuşkusunu uyandırmak, kuşkulandırmak.

  6. bir şeyi, tiksinme, hastalık gibi bir nedenle yiyememek.

  7. yediği şey midesini rahatsız ettiği denemelerle belli olmak.

  8. çirkin, pis bir şey karşısında rahatı kaçmak, huzursuz olmak, tiksinti duymak.

  9. kusacak gibi olmak.

  10. iğrenmek, tiksinmek.

  11. bir işin kötü sonuca varacağından kuşkulanmak.

  12. işkillenmek.

  13. hafif şeyler yiyerek açlığını gidermek.

  14. açlığı gidermek.

    • Bir parça peynir mideyi bastırır