Arapça
ad
birinin, önceden alnına yazılmış olduğuna inanılan pay, payına düşen şey.
bir insanın elde edebildiği, sahip olabildiği şey.
baht, kısmet, talih.
günlük kazanç.
olanak vermek.
eriştirmek, kavuşturmak.
fırsat düşmek, olanak doğmak, elvermek.
(mutluluk, sevinç veren güzel şeyler için) erişmek, kavuşmak, ulaşmak.