Arapça
ad
➽soluk1.
(boş bir inançla) iyileştirir diye hastaya okuyup üfleme.
sigara, pipo vb. içilirken içe çekilen duman.
yaşam belirtisi.
sigara içine konularak ya da nargile vb. ile içilen esrar.
Alevi–Bektaşi yazınında, tarikat konularında yazılmış, koşmaya benzeyen, genellikle bir ezgiyle okunan şiir.
havayı ciğerlerine çekmek, soluk alıp vermek.
işe biraz ara vermek, biraz dinlenmek.
ferahlamak, rahatlamak.
yaşamak.
sigara, pipo vb.nin dumanını içine çekmek.
esrar içmek.
soluk soluğa, sık sık soluyarak.
koşarak, dara dar, darı darına.
heyecan ve telaş içinde koşmaktan soluğu tıkanacak gibi olmak.
sık sık ve güçlükle soluk almak, yorulmak.
ölmek.
çok şaşırmak.
çok yorulmaktan pek sık solumak ya da soluk alamaz gibi olmak.
soluğu büsbütün durmak.