unknown
vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek.
bu biçimde yerleştiği yerde kalmak.
ölçüleri tam olmak, uygun gelmek.
bir yerde sürekli olarak kalmak, bulunmak.
hiçbir iş yapmaksızın durmak, zamanını boş geçirmek.
aynı yerde, aynı evde, bir arada, birlikte yaşamak.
(toprak ya da yapı için) aşağı inmek, çökmek.
yer almak, geçmek.
bir işe başlamak üzere, bir işi yapmak üzere olmak.
belli bir yörüngede yerleşip dönmeye başlamak.
mal olmak.
kökleşmek, yerleşmek, benimsenmek.
belli bir süre herhangi bir durumda kalmak.
(sıvı tortuları için) sıvının dibine çökmek, dipte toplanmak.
oturup kalkarak.
ağır ağır, yavaş yavaş, arada bir.