nesnesiz (nesne almayan) eylem
yerinde sağlam bir biçimde durmamak, hareket etmek, kımıldamak.
hoşça vakit geçirme, eğlenme, oyalanma gibi amaçlarla bir şeyle, herhangi bir oyunla uğraşmak.
ilgi, tutku, oyalanma gibi bir nedenle bir şeye kendini vermek.
bir şeyi sürekli olarak evirip çevirmek, ona dokunup durmak.
yeri değişmek.
biraz çökmek, sarsılmak.
(film için) gösterilmek.
bir oyunda rol almak.
(oyun) sahneye konulmak.
sporla ilgili çalışmalara katılmak.
müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak.
rahatsız edici davranışlarda bulunmak, tedirginlik vermek.
zarar vermek, tehlikeye koymak.
bir işi büyük bir beceriyle, ustalıkla, kolaylıkla yapmak.
alay etmek, eğlenmek ya da aldatmak.
bir kimseye karşı küçümseyici, önemsemeyici davranışlarda bulunmak.
inip çıkmak, değişiklik göstermek.
titreyerek yansımak, titreşmek.
oyuncak gibi kullanmak.
(altın, döviz vb. için) değerinde değişiklik olmak.
oynayarak.
sevine sevine, büyük bir sevinçle, sevinerek.