Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "oyun" in Türkçe

ad

  1. insanın vaktini hoş geçirmesine, oyalanmasına yarayan, genellikle belli kuralları olan eğlence.

  2. genellikle çocukların oynadığı, hiçbir çıkara dayanmayan, eğlenceli yarış vb.

  3. her türlü kumar.

  4. kafaca ve bedence yetenekleri geliştirmek ereğiyle yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma.

  5. müzik eşliğinde yapılan uyumlu hareketlerin tümü.

    • Anadolu halk oyunları çok güzeldir
  6. şaşkınlık verici hüner.

    • Hokkabaz çocuklara oyunlar gösterdi
  7. tiyatroda ya da sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.

    • Yıldız’ın oyunu görülmeye değer
  8. sahnede ya da mikrofonda oynanmak üzere yazılmış yapıt.

    • Yazar oyununu tiyatroya teslim etti
  9. ustalıklı aldatma, düzen, dalavere, dolap, hile.

  10. (alantopunda) taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyla ulaşılan sonuç.

  11. (güreşte) hasmını yenmek için yapılan her türlü teknik hareket.

  12. (iyi ya da kötü) oynamak.

  13. yeni bir oyun bulmak.

  14. bir öneriyle vb. zaman yitirilmesine yol açmak.

  15. oyun etmek.

  16. şaka etmek.