Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "pay" in Türkçe

ad

  1. birden çok kişi arasında bölüşülmesi gereken bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm.

    • Herkes payını aldı, ortaklık sona erdi
  2. eşit bölüm.

    • Eti üç pay yapıp üç kişiye dağıttı
  3. bayağıkesirlerde birimin eşit parçalarından kaç tane alındığını gösteren ve paydanın üstüne yazılarak ondan yatay bir çizgiyle ayrılan sayı; örneğin 2/4 kesrinin payı 2 sayısıdır.

  4. azar.

    • Onu en çok babasının payı üzerdi
  5. biçme, kesme, yapma sırasında, daha sonra gerekli olacağını düşünerek, bir şeyde biraz fazlalık bırakmak.

    • Kumaşı biçerken dikiş payı bırakılır
  6. bir ilişkide içli dışlı, senlibenli olmamak, arada biraz uzaklık bırakmak.

  7. bir olaydan ya da durumdan gereken dersi almak.

  8. bir olaydan deneyim kazanarak tutulacak yolu belirlemek.

  9. bir şeyden kendi payına düşeni almak.

  10. azarlanmak, paylanmak.