Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "prim" in Türkçe

Etymology

Fransızcadan

ad

  1. işçiyi, çalışanı isteklendirip iş oylumunu artırmak ereğiyle, artan üretim, satış vb.den dolayı işverenin işçiye, çalışana ücretleri dışında ödediği ek para.

  2. pay senetlerinin asıl ederiyle piyasa fiyatı arasındaki artış.

  3. (Türkiye’de) sosyal güvenlik kurumlarına işçi ve işverence ya da bağımsız çalışanca her ay verilmesi yasayla zorunlu olan, ücretin belli bir yüzdesi olarak belirlenmiş para.

  4. üstün başarı gösteren sporculara verilen armağan.

  5. (işveren) işini iyi yapan işçiyi primle ödüllendirmek.

  6. değerli saymak, değer vermek.

    • Lafa prim vermek bize özgüdür
  7. (bir yatırım aracı vb.) iyi gelir getirmek.

    • Borsa bu ay iyi prim yaptı
  8. (düşünce, meslek vb.) çok yandaş bulmak.

    • Son yıllarda televizyonculuk prim yapıyor