Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ruh" in Türkçe

Etymology

Arapça

ad

  1. dinlerin ve ruhçu felsefelerin insanın vücudunda bulunduğunu kabul ettikleri, yaşamın özü saydıkları, canlılığı sağlayan, maddesel olmayan varlık, ölümsüz sayılan töz, ilke.

  2. canlılık, duygu, can.

    • Sende hiç ruh kalmamış
  3. en önemli nokta, öz.

    • Sorunun ruhu, ona uyulmasında yatıyor
  4. yaradılış, karakter.

    • Bu ruhta insanlarla dost olunmaz
  5. öz, esans.

  6. bedeni devindiren, etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin yaşama gücü, yaşama soluğu.

  7. organizmaya sıkı sıkıya bağlı yaşantıların, özellikle duygu ve itkilerin toplamı.

  8. gözle görülmediği halde var olduğuna ve öbür dünyada yaşadığına inanılan yaratık.

    • Mezarlıkta ruhlar dolaşırmış
  9. bir ölünün manevi varlığı.

    • Babasının ruhunu üzüyor
  10. var mı yok mu belli olmayan, varlığını duyumsatmayan.

  11. (kişi için) çok incelmiş, süzülmüş.

  12. (kişi için) ne yaptığını bilmez durumda olan, kendinde olmayan.

  13. bir işin yapıldığını hiç mi hiç sezmemek, anlamamak.

  14. ilgilenmesi gereken işin kötü biçim almasına hiç üzülmemek.