Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "sönmek" in Türkçe

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. yanmaz, aydınlatmaz ya da parlamaz olmak.

    • Ateş söndü
  2. parlaklığını, ışığını yitirmek.

    • Adamın bir gözü sönmüştü
  3. havayla ya da gazla şişirilmiş bir şeyin havası ya da gazı kaçıp şişkinliği inmek.

    • Çocuğun balonu söndü
  4. (yanardağ için) artık lav çıkarmaz, püskürmez olmak.

    • Ülkede sönmüş yanardağlar çoktu
  5. eski canlılığını, parlaklığını ve önemini yitirmek, gerilemek.

    • Kent gittikçe sönmüştü
  6. (duygular, tutkular için) eski durumu kalmamak, etkisini yitirmek, dinmek, yatışmak.

    • Aşkı sönmek bilmiyordu
  7. (ses için) uzaklaşarak duyulmaz olmak.

    • Sesi iki dağ arasında yankılandı, sonra sönüp gitti
  8. yok olup gitmek, tükenmek, belirsizleşmek.

    • Sivilceleri sönmüştü