unknown
düşündüğünü, bildiğini, duyumsadığını, duyduğunu sözle, konuşmayla anlatmak.
bir şeyin yapılmasını sözle istemek.
bir düşünce ortaya atmak, öne sürmek.
önceden bildirmek, demek.
(türkü, şarkı, ninni vb.) seslendirmek, okumak.
(şiir vb.) düzmek, yakmak, yazmak.
haber vermek, bildirmek.
herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, bir şey demek istemek, bir şeyi anımsatmak.