Definition of "söyletmek" in Türkçe
unknown
söylemek eylemini yaptırmak.
- Bisiklet isteğini babasına kime söyletecekti, elbette annesine söyletecekti
söylemek zorunda bırakmak, söylemesini sağlamak, konuşturmak.
- Suçluyu, söyletmek için dövmüşler
söylemesine yol açmak.
- Ona bu kaba sözleri söyletmek hoşunuza mı gidiyor?