ad
bir duyguyu, bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan sözcük ya da sözcük dizisi.
bir ya da birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, sözcük.
doğru olup olmadığı bilinmeyen, ağızlarda dolaşan haber.
bir işi yapacağı konusunda vaatte bulunma.
konuşma.
bir müzik yapıtının, bir şarkının yazılı metni.
(birinden) bir işi yapacağı konusunda kesin sözveri sağlamak.
(bir toplantıda) toplantı başkanından izin alarak konuşmak, görüşlerini bildirmek.
söz kesmek.
birine dokunacak bir sözü, onun olduğu yerde, ortalığa söylüyormuş gibi söylemek.
tanımadığı birine, sevişmeyle ilgili sözler söyleyip işittirmek, sözle sarkıntılık etmek.
başkaları dururken kendisinin bir şeyler söylemesine gereklik bulunmamak.
(bir toplantıda) başkalarının konuşmasından kendisine sıra gelmemek.
(görüşülen, üzerinde durulan bir konuda) söz hakkı bulunmamak.
konuşulan şeyi bilmemesi gereken ilgiliye iletmek, dedikodu yapmak.
doğruluğu, gerçekliği ya da uygunluğu, yerindeliği tartışılabilir olmak.
eleştirilecek bir yönü yok, kusursuz.
onu kimse eleştiremez, kötüleyemez, ben buna izin vermemem anlamında da söylenir.
herhangi bir nedenle konuşmasını bitirememek ya da söylemek istediğini söyleyememek.
söylemeye vakit bulamamak.
adı anılmak.
önemli bulunmak.
kendisini saydırmış, isteği yerine getirilen bir kimse olmak.
kendisinden söz edilmek, adı anılmak.
konuşmasını, sözünü bitirmeden susmak.
bir konuşmayı önlemek.
(kendisi) verdiği sözü yerine getirmek.
(birisinin) verdiği öğüdü uygulamak.