Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "sıkıntı" in Türkçe

ad

  1. boş oturma, tekdüze yaşayış, ilgisizlik, bezginlik gibi nedenlerle oluşan ruhsal yorgunluk.

    • Masada tek başıma sıkıntıyla oturup duruyordum
  2. bir karışıklığın, bozukluğun yol açtığı güç durum ya da etkili ve sürekli ruhsal ve fiziksel yorgunluk.

    • Bu sıkıntıyı atlatırsam, uzun yaşarım
  3. yokluğun ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı.

    • Biraz sıkıntımız var ama bir yolu bulunur
  4. zorluk ve yokluk içinde yaşamak.

    • Bu duruma gelinceye değin çok sıkıntı çektim
  5. ruh tedirginliği içinde olmak.

    • Bu sıkıntıyı niçin çekiyorsun, boş ver gitsin
  6. kendisini tedirgin eden, kendisine rahatsızlık veren bir durum içinde bulunmak.

    • Sıkıntısı olan ben değilim, kendisidir
  7. aptesi gelmek.

  8. sıkıntı vermek.

  9. sıkıntıya düşmek eylemini yaptırmak, sıkıntıya düşmeye yol açmak.

    • Gereksiz harcamaları bizi sıkıntıya düşürdü