Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "sıkmak" in Türkçe

unknown

  1. çevresine bir şey sararak ya da sarılarak basınç altına almak.

  2. basınç altına alarak suyunu, yağını, sıvısını çıkarıp akıtmak.

    • Zeytini sıkmak, zeytinyağı çıkarmak çok eskiden bilinir
  3. dar gelmek.

    • Ayakkabı ayağını sıkıyormuş
  4. basınçlı bir araçla, aygıtla fışkırtmak, püskürtmek.

    • İtfaiye eri yangına su sıkıyordu
  5. (ateşli silahlar için) tetiği çekip boşaltmak, atış yapmak, atmak.

    • İki el tabanca sıktı
  6. baskı altına almak, üzmek, zorlamak.

    • Öğrenciyi sıkmak, verimi düşürür
  7. sıkıntı vermek.

    • Kötü roman insanı sıkıyor
  8. yalan söylemek, atmak, uydurmak, abartmak.