Definition of "sıvamak" in Türkçe
unknown
sıva vurmak, sıvayla kaplamak.
harcı bir yere vurmak.
- Çamuru gecekondusunun duvarına sıvadı
sıvar gibi bulaştırmak.
- Oğlan reçeli yüzüne sıvamış
okşamak, sıvazlamak.
- Köylü, dostunun sırtını sıvayıp durdu
harcamak, kullanmak.