Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "silmek" in Türkçe

unknown

  1. bir şeyin yüzeyindeki ıslaklığı bir kurulama bezi vb. ile gidermek.

  2. üzerine bir bez sürerek tozlarını, kirlerini, ıslaklığını almak ya da parlatmak.

    • Kadın camları silmekteydi
  3. (bir yazıyı ya da çizgiyi) silgiyle ya da kazıyarak yok etmek.

  4. üstün başarısıyla, üstünlük göstererek, o alanda üstün olanları geri plana atmak.

    • Takımımız rakiplerini sahadan sildi
  5. üzerini çizerek atmak, geçersiz kılmak ya da yok etmek.

    • Onu üyelikten silmişler
  6. ortadan kaldırmak, yok etmek ya da gidermek.

    • Onun etkisini silmek de bize düştü
  7. rendeyle tahtanın pürüzlerini gidermek, düzeltmek.

  8. evi, ortalığı temizlemek.

  9. ne var ne yoksa hepsini yemek.

  10. ne var ne yoksa alıp götürmek ya da yok etmek.

    • Irmak taştı, ekinleri silip süpürdü