Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "sokmak" in Türkçe

unknown

  1. içine ya da arasına girmesini sağlamak.

    • Elini torbaya sokup bir numara çekti
  2. bir işe, bir yere girmesini, alınmasını sağlamak.

    • Oğlunu bankaya sokmak istiyordu
  3. içeri almak ya da aldırmak.

    • Kapıcı satıcıları apartmana kendi sokuyormuş
  4. içeriye götürmek, taşımak.

    • Hastaneye yiyecek sokmak yasaktır
  5. (bıçak, iğne, hançer vb. için) batırmak, saplamak.

  6. (böcek, arı, yılan vb.) iğnesini batırmak ya da ısırmak.

  7. yasak bir malı gizli yollardan yurda getirmek.

    • Yurda kaçak mal sokmak isterken yakalandı
  8. konuşma sırasında bir sözü, düşünceyi ya da soruyu söyleyivermek.

  9. birine, dokunaklı, kırıcı ya da acı söz söylemek.

  10. (alışverişte) iyilerinin arasında, belli etmeden, kötü, çürük olanları da vermek.

  11. (ayaktopu, sepettopu gibi oyunlarda) gol atmak, sayı yapmak.