Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "takılmak" in Türkçe

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. takmak eylemi yapılmak.

    • İğne takılınca kravat düzgünleşti
  2. bir yere ilişerek ya da dokunarak oradan kurtulamamak.

    • Eteği dikenli tele takılmıştı
  3. biraz üzmek, kızdırmak ya da şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.

    • Ona takılmak beni eğlendiriyor
  4. olumsuz, aksayan ya da eksik bir yanını görerek bunun üzerinde durmak.

    • Müfettiş, notumun kıtlığına takıldı
  5. oyalanmak, eğleşmek.

    • Yolda bir arkadaşına takılıp işe gecikmişti
  6. arkasından gitmek.

    • Köpek bana takıldı, kovuyorum ardımı bırakmıyor
  7. (kahve, meyhane, diskotek vb.ye) sık sık gitmek, girip çıkmak, o yerde eğlenmek.

    • Arkadaşlarla Yavuz’un yerine takılıyoruz
  8. (biriyle, bir toplulukla vb.) sık sık birlikte olmak, onlara katılmak.

    • Bu akşam da size takılsam diyorum
  9. oyalanmak, eğleşmek.

  10. bakışlarını bir türlü ayıramamak.