Farsçadan
ad
kolay işlenebilmeleri için demire verilmesi gereken yüksek ısı, toprakta, kumaşta, kâğıtta bulunması gereken yeterli ısı ve nem.
(hayvanlarda) iyi beslenmiş olma durumu, besililik, semizlik.
en uygun durum ve zaman.
eğilimli, hazır, yatkın, razı olma.
inanmak, kanmak.
(birine) eğilim duyumsamak, onunla ilişki kurmaya hazır olmak.
(bir şeye) gereken, uygun ısı ve nemi sağlamak.
(bir şeyi) en uygun duruma getirmek.
(toprak) ekilip sürülecek duruma gelmek.
(biri) yola gelmek, kanmak, yumuşamak.
(hayvan) semirmek.
hazır, elverişli duruma gelmek.
kanmak, aldanmak, inanmak.
işlenecek bir şeyin ısısını ve nemini yeterli, uygun bir duruma getirmek, işlenmeye hazır etmek.
(iş için) yapılacak en uygun zamanı seçmek, en uygun, en elverişli durumu yakalamak.
birini, bir şeye inandırmak, kandırmak, yatkınlaştırmak, razı etmek.