Farsçadan Türkçe
unknown
demir, toprak, cam gibi işlenecek bir nesneye gereken ısıyı ya da nemi sağlayarak onu işlenecek duruma getirmek, tav vermek.
umut vererek inandırmak, kandırmak.
(birini) umut verip, kandırıp elde etmek.
(hayvan için) semiz duruma getirmek, beslemek, semirtmek.