Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "temiz" in Türkçe

Etymology

Arapça

sıfat

  1. kirli, lekeli ya da bulaşık olmayan.

    • Temiz tabak kalmamış
  2. özenerek, gereğince yapılmış olan.

    • O usta temiz iş çıkarır
  3. çok az ya da çok özenle kullanılmış olan.

    • Elden düşme ama temiz bir araba arıyor
  4. ahlakça lekesiz.

    • Temiz arkadaştır
  5. yoluna, yöntemine uygun biçimde, düzgün, iyi.

    • Gençtir, temiz giyinmek ister
  6. sıfatıyla kullanıldığında alay yollu adamakıllı, iyice, çok anlamını verir.

    • Gelirse onu bir temiz dövelim
  7. parasız, züğürt ya da kumarda bütün parasını yitirmiş (kimse).

  8. sabıkasız.

  9. herhangi bir hastalığı olmayan, sağlıklı (orospu).

  10. yok etmek, öldürmek.

  11. sürünüp duran bir işi kısa yoldan çözümlemek.

  12. kumarda üterek bütün parasını almak.

  13. bir yiyeceği yiyip bitirmek.