sıfat
gerekli olan duruma karşıt (olarak).
(yön için) gidilecek yönün karşıtı olan, doğru olmayan, yanlış.
uygun olmayan, elverişsiz.
gönül ve cesaret kırıcı, incitici, sert, huysuz.
doğru ya da düzgün olmayan bir biçimde.
bir şeyin içe gelen yanı, arkası.
kesici bir aracın kesici olmayan yanı.
bir şeyin karşıtı.
yüzükoyun düşmek.
çok kötü bir biçimde bozulmak.
gelişigüzel, rasgele, düzgün olmayarak.
iyi işlemeyen, düzgün gitmeyen.