unknown
tek tek durumdaki şeyleri bir araya getirmek.
devşirmek, derlemek.
devşirip kaldırmak.
derli toplu bir duruma getirmek, düzene sokmak, dağınıklıktan kurtarmak.
düzgün duruma getirmek, düzeltmek.
artırıp biriktirmek.
koleksiyon yapmak.
sayıları ya da nicelikleri birbirine ekleyerek toplamını bulmak.
hizmete çağırmak.
(vergi, bağış vb. için) verecek olanlardan almak.
(insan için) kilo almak, şişmanlamak.
(çıban, yara) irinlenmek.
(yasaklanan şeyleri) satıcılardan almak, satışını yasaklamak.
(otomobil vb. için) direksiyonu sağa ya da sola çevriliyken doğru duruma getirmek, yönünü düzeltmek.
(bilgisayar, otomobil vb. için) gerekli parçalarını toplayıp birleştirerek onarmak ya da oluşturmak.