Definition of "tuhaf" in Türkçe
sıfat
alışılmamış ya da alışılmamış biçimde olan.
şaşkınlık verici, şaşırtan, garip.
- Onun tuhaf davranışları vardır
içinde gülünç öğeler bulunan, güldürücü.
- Onun tuhaf öykülerini dinlemeye alışmıştık
gülünç.
- Palyaçolar gibi tuhaf giysiler giymişlerdi
anlaşılmaz.
- Tuhaf insanlarla dostluk zordur