Definition of "tutuşmak" in Türkçe
Phonetics
–unknown
birbirine ilişip dokunmak, birbirini tutmak.
- Yokuştan, tutuşarak indiler
ateş almak, yanmaya başlamak, alevlenmek.
- Bir kibrit çakışta kâğıt tutuşmuştu
girişmek.
- Pehlivanlar güreşe tutuşmak için işaret bekliyordu
telaşlanmak.
- Vergiyi cezalı ödersin deyince tutuştu