Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "uç" in Türkçe

ad

  1. uzun bir nesnenin incelerek sona eren, son ve sivri noktası.

    • Kılıcın ucuyla dürttü
  2. uzun bir şeyin baş ya da son noktası.

    • İpin iki ucunu birleştirip bağladı
  3. bir şeyin kıyısı, kenarı.

    • Masanın ucundaki bardak düştü
  4. bir şeyin tepesi, başı, hafifçe kabarık olan bitim noktası.

    • İneğin memelerinin ucu zedelenmiş
  5. bir uzaklığın son noktası.

    • Salonun öbür ucundaki koltuğa oturdu
  6. en uzak nokta, sınır.

    • Yurdu, bir ucundan öteki ucuna gezdik
  7. Türk devletlerinde, genel olarak sınırlara ya da sınır boylarındaki eyalet ve sancaklara verilen ad.

  8. (çıban, sivilce) başı oluşmak.

  9. ortaya çıkmak, belirmek.

  10. (bitki) yeşermeye başlamak, sürgün, filiz oluşturmak, sürmek, filizlenmek.

  11. gelişme, büyüme başlangıcı göstermek.

    • Dertlerimiz uç vermişti