Definition of "ulaşmak" in Türkçe
unknown
gelmek, varmak.
- Bir saatte köye ulaştılar
elde etmek, erişmek, kavuşmak.
- Bütün isteklerine ulaşmıştı
uzanmak, erişmek, yetişmek.
- Merdiven oraya ulaşır mı acaba?
(sular için) birbirine kavuşmak, bitişmek, dökülmek.
- Bu ırmak, Adapazarı yakınlarından geçerek denize ulaşır