Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "uzun" in Türkçe

sıfat

  1. iki ucu arasında fazla uzaklık olan.

    • Uzun yol insanı yorar
  2. başlangıcıyla sona erişi arasında çok zaman aralığı bulunan, çok süren.

    • Uzun bir görüşme oldu
  3. çok ayrıntılı olarak, derinlemesine.

    • Uzun görüşmek istedik ama olmadı
  4. boyu uzun olan.

  5. uzun süre.

    • Uzun boylu düşünmeden işe giriştiler
  6. ayrıntılı olarak, derinlemesine, her yönden, ayrıntılara girerek, uzatarak, derinleştirerek.

    • Bu konuda uzun boylu düşünmek gereksizdir
  7. tartışmayı sürdürmek, uzatmak.

  8. aşırı gitmek, terbiyesini bozmak.

  9. oldukça uzun olan, uzunlukça küçük bir romana yaklaşan öykü.

  10. pek çok ayrıntıları olan olay, anlatılması uzun sürecek konu.

  11. yarı yatar durumda, uzanarak, ayaklarını uzatarak oturmak.

  12. yatmak.

  13. yaşama süresi çok uzun olan.

  14. (yiyecek, içecek vb. için) uzun süre taze kalan, dayanan, bayatlamayan.

    • Uzun ömürlü süt üretimi arttı
  15. çok uzun, uzun süre.

    • Yüzüme uzun uzun bakıp, tanımadığını söyledi
  16. uzatarak.