Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yıldız" in Türkçe

ad

  1. Güneş ve Ay dışında olmak üzere, gökyüzünde görülen ışıklı gökcisimlerinden her biri.

  2. herkesçe beğenilen, çok tanınmış sinema, müzik, tiyatro vb. sanatçısı.

    • Sinemada yıldız dönemi kapanmış görünüyor
  3. bir meslekte, bir toplulukta üstün başarı gösteren kimse.

    • Sınıfın yıldızı bir kız arkadaşımızdı
  4. bir noktadan çevreye doğru çekilmiş birçok kısa çizgiden ya da üçgenden oluşan biçim.

    • Bayrağın yıldızı beş köşelidir
  5. yıldız biçiminde olan.

    • Yıldız tornavidamız yok
  6. kuzey.

    • Yel yıldızdan esiyor
  7. şans, talih, baht.

    • Onun politikada yıldızı parlıyor
  8. ölümü yakın olmak.

  9. işi, durumu bozulmak, şansı ters gitmek.

  10. ününü, saygınlığını yitirmek, ilgi görmez olmak.

  11. yazgısı kötüleşmek.