Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yaşam" in Türkçe

ad

  1. canlılarda, doğumdan ölüme değin, etkinliği sağlayan olgular bütünü.

  2. doğumdan ölüme değin geçen süre.

    • Gerçeği yaşamının sonuna doğru görebilmişti
  3. canlıların ana özelliği, canlı olma durumu, canlılık.

    • Sudan çıkan balıkta yaşam sona erer
  4. canlılarda, ölümün karşıtı olan durum, varlık biçimi ve varlık alanı.

  5. insanın ruhsal ve tarihsel eylemlerinin tümü.

  6. içinde yaşanılan koşulların tümü, yaşam biçimi.

    • Bu yaşama alışamadım
  7. geçim koşulları, geçim koşullarının tümü.

    • Yaşam pahalılığı artıyor
  8. kişisel durum ve meslek.

    • Bunu iş yaşamında çok görürsünüz
  9. canlılığı gösteren kaynaşma, canlılık.

    • Bu sokakta yaşam kalmamış
  10. yazgı, kader.

    • Yaşam önüne engeller koymuş
  11. yaşamı sağlayan koşulların tümü, canlı varlık, canlılık.

    • Ay’da yaşam olmadığı anlaşıldı
  12. yaşamöyküsü.

    • Bize yaşamını anlattı
  13. o kimse ya da şey tarafından ölümden kurtarılmış olmak.

  14. birinin yaşamı bir başkasınca sağlanmış olmak.