Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yabancı" in Türkçe

Etymology

Farsçadan Türkçe

sıfat

  1. başka bir ülkeden, başka bir ulustan olan (kimse) ya da başka bir ülkeyle, başka bir ulusla ilgili, ona özgü olan (şey).

    • Yabancı futbolcu. Yabancı mal satan dükkânlar çoğaldı
  2. aileden ya da yakın çevreden olmayan (kimse ya da şey).

    • Evin önünde yabancı bir araba vardı
  3. tanıdık, bildik olmayan.

    • Lokantasına yabancılar gelmezdi
  4. aynı çeşitten, aynı türden olmayan.

    • Ekmekte yabancı maddeler bulundu
  5. belirli bir yere ya da kimseye özgü olmayan.

    • Kümese yabancı tavuklar doluşmuş
  6. bir konuya, bir işe henüz alışmamış bulunan, o konuda, o işte bilgisi, deneyimi olmayan.

    • İşin yabancısıydı ama çabuk alışacağa benziyordu
  7. (bir işe) ilgisiz kalmak, karışmamak.

    • Yabancı gibi duracağına katılsana bize
  8. çekingen davranmak.

    • Onun yabancı gibi durduğuna bakma, açılır