Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yapı" in Türkçe

ad

  1. barınmak ya da başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık yapıtı.

  2. yapılmakta olan konut, yol, köprü gibi şey, yapım işi.

    • Yanı başımızda bir yapı başladı
  3. canlı bir varlığın beden ya da ruh özelliklerinin tümü.

    • Yapısı sağlamları komando yaptılar
  4. bir şeyin şu ya da bu biçimde yapılmış olmasından, bütünün bir araya getirilişinden doğan özellik.

    • Dilin tümce yapısına dokunulmamalı
  5. (bir kimse, bir kuruluşça vb.) ortaya konulma, oluşturulma, oluşturma, yapma.

    • Karadeniz yapısı bir tabancası vardı
  6. dilsel öğelerin oluşturduğu, iç bağıntılardan ve öğelerin işlevlerinden kaynaklanan, özerk nitelikli dizge.

  7. öğeleriyle somut bağı olan bütün.

  8. canlı varlığın ruh ve beden özellikleri bütünlüğünün özellikle soyaçekimle ilgili olan yönleri.

  9. parçaları, öğeleri arasında kurallılık, belirli bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan bütün.