Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yara" in Türkçe

ad

  1. vücutta, keskin bir şeyle bir vuruşta oluşan derin kesik ya da zedelenme.

    • Kolundaki kurşun yarası dikildi
  2. hastalık nedeniyle vücutta oluşan yarık, oyuk.

    • Yata yata bedeninde yaralar açıldı
  3. bir şeyin iç ya da dış yüzünde herhangi bir etkiyle oluşan ve tehlikeli olabilen gedik, oyuk, yarık.

    • Sandalın yarasından su doluyordu
  4. büyük acı, dert, üzüntü.

    • Yaramı içime gömdüm, kimse bilmesin istedim
  5. vücutta ya da bir şeyin yüzeyinde yara oluşmasına neden olmak.

  6. büyük bir dert ve üzüntü yaratmak.

  7. yara kapanmayıp akıntısı sürmek.

  8. üzücü bir olayın sıkıntısı bitmemek, sürüp gitmek.

  9. iyileşmesi için yarasını ilaçlayıp sargıyla sarmak.

  10. acısını, üzüntüsünü gidermek.