Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yatak" in Türkçe

ad

  1. uyumak, dinlenmek gibi amaçlarla üzerine ya da içine yatılan ev eşyası.

  2. pamuk, yün, kuştüyü gibi maddelere kılıf geçirilerek yapılan şilte, döşek.

  3. yatmak ereğiyle üzerine şilte konulan karyola, somya, kerevet gibi nesne.

  4. üzerinde yatılabilen her türlü şey.

    • Kırda ot yataklarda yattık
  5. akarsuların içinde aktıkları yer.

    • Orada kurumuş bir dere yatağı vardı
  6. birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi.

  7. katmanlı bir kaya bütününde maden filizi ya da taşıl döküntüsünden oluşan çok ince tabaka.

  8. maden ya da taş ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş ya da kömür tabakası arasında uzanan damar.

  9. bir şeyin bol olduğu, çok bulunduğu yer.

    • Denizin balık yatağı olan yerlerini biliyordum
  10. çanak biçimindeki bir havzada ya da benzeri bir oluşumda toplanmış olan petrol birikintisi.

  11. fideleri gömmek için toprakta açılan çukur.

  12. gizli barınak ya da bir suçluyu gizlice barındıran yer ya da kimse.

    • Eski Tophane kabadayı yatağıydı
  13. kimi makinelerde devingen parçaları içine alan devingen ya da durağan bölüm.

    • Tüfeğin namlu yatağı ağaç olur
  14. turunçgillerin ve yumurtanın korunmak için konuldukları, saman vb.den yararlanılarak yapılan yer.