Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"achteloosheid" içeren Felemenkçe örnek cümleler

achteloosheid kelimesini Felemenkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 2'den fazla özenle seçilmiş örnek.

"Te veel eten en drinken brengt de mens achteloosheid. En dan groeien zijn wellustige gevoelens. En dan groeit zijn hebzucht omdat wat hij verdient niet genoeg is voor wat hij wil. En dan begint hij te ruziën, te vechten, te benijden, te haten omdat hij zijn ogen gericht heeft op wat anderen in hun handen hebben."
Translate from Felemenkçe to İngilizce

"Te veel eten en drinken leidt tot achteloosheid. Dit zorgt er op zijn beurt voor dat begeerten groeien. Hebzucht volgt, omdat wat hij verdient niet langer voldoet aan wat hij wil. Dan begint hij ruzie te maken, te vechten, jaloers te zijn en te haten omdat zijn ogen gericht zijn op wat anderen hebben."
Translate from Felemenkçe to İngilizce