Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"çöp" içeren Türkçe örnek cümleler

çöp kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Polisten gizlenen Dima geceyi bir çöp bidonunda geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu otomobil bir çöp yığını.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp kutusuna çöpleri atarken kedi bizi korkuttu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Polisten saklandığı için, Dima geceyi bir çöp konteynerinde geçirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp tenekesini incelediğini gördüğüm çocuk dört gündür bir şey yemediği söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Vatandaşların ormana çöp dökmemeleri rica olunur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp alanı nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp toplayıcı, haftada üç kez gelir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom elma çekirdeğini çöp kutusuna fırlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, çöp tenekesinin yanında bir silah buldu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Buraya çöp atmayın.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, çöp. Onu atın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp boşaltma zamanıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Lütfen çöpünü dışarıdaki çöp kutularına koy.
Translate from Türkçe to İngilizce

Dün çöp tenekesinden yemek yiyen bir adam gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce

Nehrin uzak kıyısında bir sürü çöp var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yarın çöp günü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ne olduğunu biliyor musun? Çöp.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çöp.
Translate from Türkçe to İngilizce

Okulda dört çöp kutusu vardır: kağıt için bir, plastik için bir ve cam ve metal için iki tane daha.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom şiddetle çöp kutusunu tekmeledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çürük elmayı çöp kutusuna attı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çöp tenekesine yarım yenmiş sandviçi attı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çöp kutusuna uzandı ve buruşuk bir mektup çıkardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çöp tenekesine kapağı geri koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çöp kutusunu boşalttı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp teneken nerede?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom mektubu çöp sepetine attı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp kutularını dışarı koyduk.
Translate from Türkçe to İngilizce

Planı çöp tenekesine at.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bahçeden çöp toplama.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp haşarat barındırır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çöp korkunç kokuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, çöp tenekesini tekmeledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp sepetinde garip, kötü kokulu kahverengi bir sıvı vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu plastik çöp torbası tehlikeli kimyasallar içermez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar bu kentte haftada kaç kez çöp topluyorlar?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çöp kutusunun üzerine oturdu ve mızıkasını çaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'un köpeği bizim çöp tenekesini devirdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Pazartesi çöp günüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şehirde her gün büyük miktarlarda çöp üretiliyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöpleri çöp kutusuna atmayı unutma.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sokağa çöp atmamalısın.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp her yerdeydi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her yerde çöp vardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu, çöp.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç çöp torbası bulamıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ön bahçenize çöp döken kişi Tom değildi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Patlayıcılar bir çöp kutusunun içine saklanmıştı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çöp kutusu boştu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yerde çöp var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yere çöp atmayın.

Çöp öğütücüsü çok gürültülü.

Tom çöp döküyordu.

O, bodrumda büyük bir çöp tenekesi buldu.

Çöp yığını Everest Dağı kadar büyük.

Dan bir çöp poşetiyle Linda'yı boğarak öldürdü.

Ülkede her gün tonlarca çöp üretilir.

Yumurta kabuklarını organik çöp tenekesine atın.

Tom çöp torbalarını mutfak lavabosunun altında tutar.

Bizim tekerlekli çöp bidonumuz çalındı.

Bu bir yığın çöp.

Yiyecek çöplüklerde en büyük çöp kaynağıdır.

Çöp!

Eski bir çöp yığını şu anda arkeolojik bir hazinedir.

Tom çiçekleri çöp tenekesine attı.

Çöp boşaltmanın ABD'de gerekli olduğunu hatırlasan iyi olur.

Bu yer bir çöp yığını.

Tom bir çöp toplayıcısı.

Tom Mary'yi bir parça çöp gibi düşündü.

Kafan bir çöp kutusu değildir.

Bu gazetecilik değil; bu çöp.

Onu çöp bacasına düşürdüm sonra da almayı unuttum.

Tom'un bir çöp sıkıştırıcısı var.

Çöp kutusundan silinmiş bir dosyayı geri getirmek mümkün mü?

Çöp öğütücüsü dolu.

Her şey çöp kutusuna gider.

Kargalar sık sık çöp ararlar.

Kargalar ekseriyetle çöp ararlar.

Çöp kutusu kokuyor.

Tom çöp kutusunu çöp yakma fırınına boşalttı.

Onun çöp suçu nedeniyle, o 10 saat toplum hizmeti yapmak zorunda kaldı.

Tom çöp kutusuna tekme attı.

Sen çöp kutularını çıkardın.

Bir kasaba ne kadar eskiyse, o kadar çok çöp üretir.

Bunun hepsi çöp.

Tom tüm çöp tenekelerini kontrol etti.

Polis cinayetlerin bulunduğu yere yakın bir çöp kutusunda ezilmiş iki cep telefonu buldu ve onların içerdikleri veriyi kullanmaya çalışıyor.

Çöp kutusu boş.

Kendime bir çöp öğütücü almak istiyorum.

Senin çöp kutun alevler içinde yanıyor.

Bu katıksız çöp.

Çöp kutun nerede?

Burada çok fazla çöp var.

Fadıl, Dania'nın cesedini bir çöp kutusuna doldurdu.

Şu an çöp gibi hissediyorum.

Fadıl bodrumda çöp torbaları buldu.

Fadıl çöp tenekesini evden çıkardı.

Çöp torbası Fadıl'ın cesedi için yeterince büyüktü.

Bunu çöp kutusuna atın.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce