Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"çalıp" içeren Türkçe örnek cümleler

çalıp kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 15'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Tom geçen gün benimle temasa geçti, bir yardım konseri için gitar çalıp çalamıyacağımı sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bana piyano çalıp çalamadığımı sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çimlere oturmuş, ukulele çalıp, şarkı söylüyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Soyguncular kasadaki bütün parayı çalıp kaçtı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bir istek parça çalıp çalmayacağımız seyirciye bağlı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar onun sefer tasını çalıp pencereden dışarı attılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun gitarını çalıp çalamayacağımı Tom'a sordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bütün gün gitar çalıp duruyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bırak, kendileri çalıp kendileri oynasınlar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her gün kemençe çalıp pratik yapar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ali'nin çoğul konuştuğuna bakma. Yine kendi çalıp kendi oynuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Kapıcı çöpleri toplamak için kapıyı çalıp "Çöp var mı?" diye sorunca Temel de karısı Fadime'ye sormuş. Fadime "Var" deyince Temel kapıcıya "Varmış, istemez" deyip kapıyı kapatmış.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary bir müzik grubunda çalıp baş solistlik yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Robert tekrar çalıp hapishaneye geri döndü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Gabriel kapıyı çalıp bekledi.
Translate from Türkçe to İngilizce