çeken kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 43'den fazla özenle seçilmiş örnek.
O, uzakta kürek çeken bir teknenin görüntüsünü gördü.
Translate from Türkçe to İngilizce
Öğretmen sınavda kopya çeken öğrenciyi yakaladı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu resmi çeken fotoğrafçıyı tanıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben araba çeken bir at gördüm.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kayığın küreğini çeken çocuk benim bir arkadaşımdır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Botta kürek çeken kız kuzenimdir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Cuzco, dünyada en çok ilgi çeken yerlerden birisi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sabah muhabbetinden sonra çeken giden doktor mu olur?
Translate from Türkçe to İngilizce
Sizi tam olarak Tom'a çeken ne?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu resmi çeken kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Dikkatimi çeken bir şey duydum.
Translate from Türkçe to İngilizce
İlk olarak seni Tom'a çeken ne?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu aşamada dikkat çeken bir husus vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce
Onda bu kadar ilgini çeken şey ne?
Translate from Türkçe to İngilizce
Durumu iyileştirmek için on yıllardır devam eden uluslararası çabalara rağmen, savaş, hastalık ve kıtlık yoksulluk çeken ülkeyi yok etmeye devam ediyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, Mary'nin kaybolmasında ilgi çeken bir kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu şarkı beni vatan hasreti çeken yapıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben açlık çeken bir örümceğim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Polis, sahnenin arkasında sicim çeken biri olduğunu söylüyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kalbim Afrika'da açlık çeken çocuklar için ağrıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce
Açlık çeken insanları demokratikleştiremezsiniz.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ben deliksiz uyku çeken biriyim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Böyle müfredat dışı dersler yalnızca fende zorluk çeken çocuklar için geçerlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kafayı çeken kocasını evden kovdu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom, bu resimleri çeken kişi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu resimleri çeken kişi Tom'du.
Translate from Türkçe to İngilizce
Uçmak istiyorsan, seni aşağı çeken her şeyi bırak!
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami dolandırıcıları çeken bir mıknatıstı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Sami ve Leyla birbirlerine doğru çeken iki mıknatıs gibi görünüyorlardı.
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu fotoğrafları çeken kişi sensin, değil mi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom bu fotoğrafı çeken kişidir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali maçta kaleye en çok şut çeken isimdi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tom migrenden uzun zamandır çeken biri.
Translate from Türkçe to İngilizce
Çeken kim?
Translate from Türkçe to İngilizce
Bu yıl en çok dikkatini çeken oyuncu hangisi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Çok zeki ve sınıfta dikkat çeken biri.
Translate from Türkçe to İngilizce
Burada dikkati çeken ilk şey mimari.
Translate from Türkçe to İngilizce
Tepki çeken görüntülerdeki üç polise görevden el çektirildi.
Translate from Türkçe to İngilizce
Kitapta ilgimi çeken kısımları altını çizerek not ettim.
Translate from Türkçe to İngilizce
Komplo teorileri, para yerine bilgelik vaadiyle insanları kendilerine çeken saadet zincirleridir.
Translate from Türkçe to İngilizce
Ali attığı goller kadar yaptığı asistlerle de dikkat çeken bir oyuncu.
Translate from Türkçe to İngilizce
Başlangıçta sizi Tom'a çeken neydi?
Translate from Türkçe to İngilizce
Canı donut çeken var mı?
Translate from Türkçe to İngilizce