Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"çilek" içeren Türkçe örnek cümleler

çilek kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 63'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Kutu çilek doluydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi çilek sezonudur.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onun çilek dolu bir sepeti var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bahçesinde çilek yetiştirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şimdi çilek mevsimi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar serada çilek yetiştirir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tatlı olarak, bizde bugün çilek ve muz parçacıklı yoğurt var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek kışın yüksek fiyata satılıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir dilim ekmeğe çilek reçeli sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çilek yetiştirmeyi deneyecek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek toplamak için gittik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Birlikte yenilen çikolata ve çilek cennetin ta kendisidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom hamile eşine çilek almak için mağazaya kadar 30 km bisiklet sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom yere bir çilek düşürdü ve Mary onun üstüne bastı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Canım çilek yemek istiyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

O 14 yaşındayken, çilek ekmeye başladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Şu anda, bizim yaban mersini, böğürtlen, kiraz, çilek, şeftali ve nektarinimiz var.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu şimdiye kadar gördüğüm en büyük çilek.
Translate from Türkçe to İngilizce

Benim için, çilek limondan daha ekşidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Sadece bir çilek yemek zor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek ve ahududu her ikisi de toplu bir meyvenin örnekleridir.
Translate from Türkçe to İngilizce

O çilek, kız kardeşi de elma sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bu çilek sezonu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Mary'nin çocukları çilek seviyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom ve Marie'nin çocukları çilek sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek suyu bellek için iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Biraz çilek yiyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

"Çilek sever misiniz?" "Elbette. Ben onları seviyorum."
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom her çöreğe bir çilek koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom tostuna biraz çilek reçeli sürdü.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çikolataya bir çilek daldırdı ve sonra onu ağzına koydu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben bahçede çilek topluyordum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek suyu hafızanız için iyidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mary çilek reçeli yapmak için ormanda biraz çilek topladı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek, kiraz gibi meyveler dondurulabilir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek reçeline buyurun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek severim!
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çilek sever.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek yiyemem.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek ne kadar?
Translate from Türkçe to İngilizce

Anadoluspor başkanı Ali taraftara çilek sözü verdi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek ve Ahududu nun her ikisi de, toplanan meyvelere örnektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek de ahududu da birer agregat meyve örneğidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Hem çilek hem de ahududu küme meyvelere birer örnektir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom'a çilek dokunuyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çilek var. Biraz ister misin?
Translate from Türkçe to İngilizce

Vejetaryenler çilek yememeli.

Çilek yemeyeceğim.

Çilek topluyorlar.

Neden biraz çilek almıyoruz?

Çilek satıyor musunuz?

Çilek var mı?

Çilek nerede?

Çilek muzdan daha lezzetli değildir.

Bu çilek çürümüş.

Bu çilek ağacı meyvesi biraz sarı.

O, çilek reçelini sever.

Çilek ağaçları yenilebilir güzel bir meyve üretir.

Çilek ağacının çiçekleri yenilebilir.

Çilek yiyordum.

Bu çilek.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce