Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Ana Sayfa
Uygulamalar
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogYardım Merkeziİletişim
Uygulamalar

iPhone + iPad

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Mac + Safari

Yardım Merkezi, sürüm notları, İndir

Google Chrome

Yardım Merkezi, İndir

Mozilla Firefox

Yardım Merkezi, İndir

Opera

Yardım Merkezi, İndir

Microsoft Edge

Yardım Merkezi, İndir
Destek
İndirYardım MerkeziDesteklenen dillerPara iadesi isteŞifreyi yenileSeri kodunu yenileGizlilik politikası
İLETİŞİMDE KALIN
İletişimTwitterBlog
Site dili
ücretsiz hizmetler
Web çevirisiFiil çekimleriDer Die Das aramaUsage examplesWordsDefinitionIdioms

"çin" içeren Türkçe örnek cümleler

çin kelimesini Türkçe bir cümlede nasıl kullanacağınızı öğrenin. 100'den fazla özenle seçilmiş örnek.

Japonya'nın Çin ile diplomatik ilişkileri vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Auldey bir Çin markasıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin restoranında Pekin ördeği yedik.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin doğal kaynaklar bakımından zengindir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin, Asya'daki en büyük ülkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Onlar Çin dominosunun keyfini çıkardılar.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin, silah programını modernleştirmek için çalışıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya ve Çin pek çok yönden birbirinden farklıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin halkının yaşamı şimdi gittikçe iyileşmesine rağmen, gelişme için hâlâ bir neden vardır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin tarihi öğrenimi yapıyorsun.
Translate from Türkçe to İngilizce

Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi farklı dilleri olan iki güçlü devlet ilköğretim okullarında Esperanto deneysel öğretimi üzerinde anlaşmaya varsalardı ne olurdu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin lahanası, Çin mutfağında kullanılan bir sebzedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom bir Çin edebiyatı profesörüdür.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Japonya, 1937 Temmuz ayında yeni bir Çin işgali başlattı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin hakkındaki izleniminiz nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Çin yemeği yemek istediğini söyledi.
Translate from Türkçe to İngilizce

Yani, Çin ulusuna karşı daha anlayışlıyım.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tabii ki, ben Japonya'da iken Çin hakkında ders kitaplarından öğrendim, ama benim kendi adıma Çin'de gördüğüm bu ders kitaplarında anlatıldığından tamamen farklıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben, özellikle Pekin gibi büyük şehirler ile ilgili olarak Çin'i tek bir cümleyle açıklayabilirim. - Çin, yaşam hızı hem hızlı hem de keyifli bir ülkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom uzun süre çin dominosu oynamadı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Büyükanne, Çin ilaçlarının en iyi olduğuna inanıyor.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin dominosunu severim.
Translate from Türkçe to İngilizce

O bir Çin vatandaşıdır.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin mahallesine nasıl giderim?
Translate from Türkçe to İngilizce

Gelenek Çin kökenlidir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom çok fazla Çin yemeği yer.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin Japonya'dan çok daha büyüktür.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

O, Çin yemeğinden hoşlanıp hoşlanmadığımı sordu.
Translate from Türkçe to İngilizce

Her gün Çin yemeği yememin bir sakıncası olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben Çin yemeğini seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin büyük bir ülkedir.
Translate from Türkçe to İngilizce

Ben Çin yemeklerini çok seviyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Tom Çin yemeklerini sevmez.
Translate from Türkçe to İngilizce

Mezuniyetimden sonra, Çin tarihi okumak için Şangay'a gitmek istiyorum.
Translate from Türkçe to İngilizce

Çin hakkında çok sayıda kitap yazdı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Bay Smith Çin tarihi eğitimi aldı.
Translate from Türkçe to İngilizce

2010, Çin ay takviminde Kaplan Yılı'ydı.
Translate from Türkçe to İngilizce

Favori Çin yiyeceğin nedir?
Translate from Türkçe to İngilizce

Hiç Çin şiiri okudun mu?
Translate from Türkçe to İngilizce

Daha önce hiç Çin yiyeceği yemedim.

Umarım, Çin gezimizde eğleniriz.

O Çin elbisesinden etkilendi.

Çin dünyanın önde gelen pirinç üreticisidir.

O bir Çin şirketi.

Tom'un Çin dominosunu nasıl oynayacağını bildiğini düşünmüyordum.

Bugün 4 Haziran. Çin hükümetinin Tiananmen alanında barışsever bir gösteride yüzlerce insanı öldürdüğü bir gün.

Bir çin vantilatörü satın aldı.

En sevdiğin Çin yemeği hangisi?

Çin hakkında bir kitap yazdım.

O Çin hakkında bir kitap yazdı.

O Çin üzerine bir kitap yazdı.

O Çin ile ilgili bir kitap yazdı.

O Çin ile ilgili bir kitap kaleme aldı.

Çin, Japonya'dan yaklaşık yirmi beş kat daha büyüktür.

Hayır, Çin mutfağı en iyisidir.

Gerçekten Çin yemeğini severim.

Çin yemeği sipariş ettim.

Çin yemeğini sever misin?

Çin yemeklerini sevmediğini bilmiyordum.

Tom bana Çin yemeğini sevip sevmediğimi sordu.

Tom Mary'ye Çin yemeğini sevip sevmediğini sordu.

Çin yemeği yememizi öneren sensin, bu yüzden şikâyet etme.

Çin yemeği yediğimden beri uzun zaman oldu.

Tom'u yarın gece bizimle çin dominosu oynaması için davet ettiğini duydum.

Uzun süredir Çin yemeği yemedim.

Tom Çin yemeği pişirmekle ilgilenmiyordu. Sadece yemek istiyordu.

Sanırım bu Boston'da en iyi Çin restoranı.

Park Caddesindeki o Çin restoranında yemek yemek istediğini düşünüyordum.

Park Caddesindeki Çin restoranına gidelim.

Tom bana Çin yemeklerini sevdiğini söyledi.

Tom Çin yemeklerini sever.

Çin ve Amerika'yı hangi okyanus ayırır?

Çin yemeklerini sever misin?

Hindistan ve Çin, BRİC üyesi iki ülkedir.

Son bir ay içinde Çin,Fransız,İtalyan,Yunan,Macar ve Meksika yemeklerini yedim.

O yakınlarda iyi bir Çin lokantası biliyorum.

Ressam Çin mürekkebiyle çizdi.

Amcam Çin yelpazeleri biriktirir.

Çin yüzlerce yıldır soyutlanmıştır.

Kuşların vatanı ormandır, balıkların nehir, arıların çiçekler ve Çin de küçük çocukların vatanıdır. Biz çocukluğumuzdan beri vatanımızı kuşların ormanı, balıkların nehri, arıların çiçekleri sevdiği gibi seviyoruz.

Çin mutfağını sever misin?

Amerika veya Çin ile kıyaslandığında, Japonya küçük bir ülke.

"Ne?" diye sordu Pharamp. "Bir şey yok" dedi Sysko "Konfüçyüsçülüğün modern Çin sosyalizmi üzerindeki etkileri hakkında konuşuyorduk."

Çin ve Moğolistan, Çin Seddi ile ayrılır.

Rusya ve Çin arasında, Rus gazının Çin'e sözde doğu yolundan sevkıyatı üzerine hükumetler arası bir işbirliği anlaşması imzalandı.

"Akşama ne yemek var?" "En sevdiğin Çin lokantasından paket servis yaptıracağız."

Bu gece gerçekten Çin yemeği yemek istiyorum.

Tom'a Çin yemeğini sevip sevmediğini sordum.

O bir ressam ama geleneksel Çin resimlerini yapmaz.

Çin, Japonya'dan daha geniştir.

Çin, Japonya'dan daha büyüktür.

Sanırım Tom çin dominosunu nasıl oynayacağını bilir.

Çinceyi iyi öğrenmek istiyorsan, Çin halkıyla daha sık haberleşmelisin.

Diaoyu adaları çok eski çağlardan beri Çin toprağı olmuştur.

Tom'un Çin yemeğini sevip sevmediğini merak ediyorum.

Çin şehriyesi yemek istiyorum.

O Çin tarzı giysiler giyer.

Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce
Translate from Türkçe to İngilizce